Bugün sendikacılığın en çok ihtiyaç duyduğu şey; makamların, ünvanların ve kişisel hesapların değil, üyelerin menfaatlerinin merkeze alınmasıdır.
Bir sendikanın gücü, yöneticilerinin ne kadar kazandığında değil; üyelerinin haklarına ne kadar katkı sunduğunda ortaya çıkar. Çünkü sendika, belirli kişilere imkân sağlamak için değil, çalışanların ortak sesi olmak için vardır. Asıl başarı; birkaç kişinin değil, bütün üyelerin kazanmasıdır.
Biz, sendikal mücadelenin paylaşmayı, dayanışmayı ve birlikte büyümeyi esas aldığına inanıyoruz. Elde edilen her kazanımın, verilen her mücadelenin ve ortaya konulan her emeğin karşılığı üyelere dönmelidir. Çünkü sendikacılık; üyenin omzunda yükselip üyeyi unutan bir anlayış değil, üyeyle yürüyen ve üyesiyle güçlenen bir anlayıştır.
İmkân varsa paylaşılacak, başarı varsa birlikte yaşanacak, bereket varsa herkes nasibini alacaktır. Zira gerçek sendikacılık, kazancı dar bir çevrede toplamak değil; geniş bir aileye dönüştürmektir.
Rabbimiz birlik ve beraberliğimizi daim eylesin, emek veren tüm çalışanlarımızın haklarını korumayı ve adalet üzere hizmet etmeyi hepimize nasip eylesin.
AHAD SEN GENEL MERKEZİ