Diyanet hizmeti, insan yetiştirme ve değer yaşatma vazifesidir. Böylesine ulvi bir hizmetin mensupları olarak sendikal hayata da aynı hassasiyetle bakabilmeliyiz.
Bizler; kürsülerde kardeşliği anlatırken sendikal zeminde ayrışmayı büyütemeyiz. Emaneti anlatırken aidatların hesabını ihmal edemeyiz. Hür iradeyi savunurken çalışanların tercihleri üzerinde gölge oluşmasına razı olamayız. Adaleti tavsiye ederken sendikal rekabette hakkaniyeti terk edemeyiz.
Diyanet çalışanlarına ve Diyanet hizmet kolunda faaliyet gösteren sendikalara yakışan; insanların hangi sendikaya üye olduğuna değil, mesleğine, emeğine ve şahsiyetine değer veren bir anlayıştır. Üyeliğin de istifanın da tamamen hür iradeyle gerçekleştiği, sendikal gücün çalışanların hayrına kullanıldığı, farklı sendikaların birbirini düşman değil yol arkadaşı olarak görebildiği bir iklimdir.
Çünkü bu hizmet kolu sıradan bir çalışma alanı değildir. Vaazlarında ahlakı, hutbelerinde adaleti, derslerinde kardeşliği anlatan bir camianın mensupları olarak sendikal hayatta da bu değerlerin öncüsü olmak durumundayız.
Sendikaların kazandığı değil, çalışanların kazandığı; kırgınlıkların değil, güvenin büyüdüğü; rekabetin ahlakla sınırlandığı bir sendikal kültür inşa edebilmek…
İşte Diyanet çalışanlarına da, Diyanet hizmet kolundaki bütün sendikalara da asıl yakışan budur.
AHAD SEN GENEL MERKEZİ