Bir köy camisinde sabah ezanını okuyan da odur, bir şehrin ortasında cenaze namazını kıldıran da… Bir çocuğa elifba öğreten de odur, bir müminin son anında Yâsîn okuyan da.
Din görevlisinin hizmeti yalnızca camiyle sınırlı değildir. Bazen bir gencin sorusuna sabırla cevap veren, bazen bir ailenin dağılmaması için söz söyleyen bir gönül insanıdır.
Zamanla bazı fedakârlıklar görünmez hâle gelmiştir. Bayramda ailesinden uzak kalmak, gecenin bir vakti yola çıkmak, sevinçte de hüzünde de her an hazır olmak artık “alışılmış” bir durum gibi görülmektedir.
Oysa her emek kıymetlidir. Bir hutbenin tesiri, bir Kur’an dersinin sabrı, bir cenazede edilen duanın ağırlığı ölçülemez.
Atalarımızın dediği gibi: “Marifet iltifata tabidir.” Vefa, emeği görmek ve hakkını teslim etmektir.
AHAD SEN olarak inanıyoruz ki din görevlisinin gayesi Allah rızasıdır. Ancak bu, emeğin görülmemesi anlamına gelmez.
Görülen emek değer kazanır, değer verilen emek bereket bulur.
AHAD SEN GENEL MERKEZİ